© Haber Hanesi 2014 - 2025

Yuvada büyüyen Burdurlu gazinin vatan ve bayrak aşkı

Üç aylıkken annesini kaybettikten sonra 7 yaşında yetiştirme yurduna verilen ve vatani görevini yaparken 1996’da PKK’lı teröristlerle girdiği çatışmada gazi olan Burdurlu Bülent Yıldırım, gazilik madalyasını gururla taşıyor Yıldırım: ”Çocuk yuvasına girince o saatten sonra bizim anamız da babamız da devlet oldu. Beni bu yaşıma kadar devletimiz büyüttü” ”Askerde arkadaşlarım şehit oldu, devletime bir bacağımı vermişim çok mu? Ben de şehit olmak isterdim. Şehitlik önemli bir mertebe”

BURDUR (AA) BİLAL ALTIOK Burdur'da çocuk yuvasında büyüyen ve vatani görevini yaparken gazi olan 46 yaşındaki bedensel engelli Bülent Yıldırım, bu durumu, uğruna gazi olduğu vatan ve bayrak sevgisiyle aşıyor.

Tek başına yaşayan Yıldırım, 3 aylıkken annesini kaybetti, 7 yaşında babasının maddi durumunun yetersizliği nedeniyle yetiştirme yurduna verildi.

Askerlik çağı geldiğinde yurttan ayrılan Yıldırım, Bilecik'teki acemi eğitiminin ardından Erciş ilçesindeki Altındere Jandarma Karakolu'nda er olarak vatani görevini yaptı.

Vatani görevini yaptığı sırada 1996 yılında göreve gittikleri Tendürek Dağı'ndan dönerken PKKlı teröristlerin saldırısında 9 arkadaşı şehit düşen Yıldırım, 3 arkadaşıyla ağır yaralandı.

Çatışmada aldığı 6 kurşun yarasıyla sağ kalça kemiği parçalanan​​​​​​​ ve bu nedenle sağ bacağı kısa kalan Yıldırım, Ankara'daki Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2 yıl tedavi gördü.

Geçirdiği 7 ciddi ameliyatın ardından özel tasarlanan 6 santimetre yüksek topuklu ayakkabısıyla tekrar yürüyebilen Yıldırım, göğsünde asılı gazilik nişanları, vatan ve bayrak sevgisiyle yaşama tutunuyor.

Türk bayrakları asılı kırmızı elektrikli bisikletiyle memur olarak çalıştığı kamu kurumuna gidip gelen Yıldırım, gazilik madalyasını gururla taşıyor.

Çatışmada yakın arkadaşını da kaybetti

Devlet övünç madalyalı gazi Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırıda şehit düşen 9 arkadaşının arasında aynı ranzanın üstünde yatan yakın arkadaşının da yer aldığını söyledi.

Vatan sevgisinin gücüyle ayakta kaldığını ve kısa kalan bacağına baktıkça hiç üzülmediğini belirten Yıldırım, vatan uğruna bacağının yanında canını bile gözünü kırpmadan verebileceğini anlattı.

Yıldırım, askere giderken babaannesinin eline kına yaktığında vurulacağını hissettiğini dile getirerek, "Askerliğim doğuya çıktığından ya şehit ya da gazi olacağımı hissediyordum." dedi.

Kalçadan dizine kadar takılan 25 santimetrelik platini gazilik hatırası olarak taşıdığına değinen Yıldırım, 4 yıl tekerlekli sandalye ve bastonla gezdikten sonra aksayarak da olsa yürüdüğüne sevindiğini kaydetti.

"Bizim anamız da babamız da devlet oldu"

Yıldırım, kaldığı evin bütün oda ve pencerelerini Türk bayraklarıyla donattığını belirterek, "Çocuk yuvasına girince o saatten sonra bizim anamız da babamız da devlet oldu. Beni bu yaşıma kadar devletimiz büyüttü. Askerde arkadaşlarım şehit oldu, devletime bir bacağımı vermişim çok mu? Ben de şehit olmak isterdim. Şehitlik önemli bir mertebe." diye konuştu.

"Gazilik şerefine ulaştığım için gururluyum"

Devletin hastanede de kendisini yalnız bırakmadığını, doktorların yürümesi için çok çaba harcadığını anlatan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Çok ağır ameliyatlar geçirdim. Ameliyatlardan sonra da yıllarca şiddetli ağrılar çektim ancak şehit olan arkadaşlarım aklımdan hiç çıkmıyordu. Ben de şehit olmayı çok isterdim. Şehitlik çok önemli bir mertebedir. Bayrağımızın rengi şehitlerimizin, gazilerimizin kanından oluşmuştur. Vatan uğruna bacağımı verdim gerekirse kalbimi de veririm üç beş çapulcuya, teröriste Türkiye'mizi bırakmayız. Gazilik şerefine ulaştığım için gururluyum. Türk milleti asla vatansız yapamaz, milletimiz her zaman devletinin yanındadır. Vatan sevgisi başka bir duygudur. Törenlerde, şehit haberlerinde insan duygulanıyor. Bir daha çağırsalar vatanım için yine giderim canımı da kanımı da veririm. Her zaman hazırım, bugün çağırsalar bugün giderim. Benim bayrak sevgim de bir başkadır, bayrağım için canımı veririm. Bu sevgiyle yaşıyorum zaten."

Yıldırım, gençlere askerlik mesleğini seçmelerini tavsiye ederek, "Bu ülke Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi gençlere emanet. Gençler bayrağı, vatanı, milleti için görev alsınlar. 15 Temmuz'u nasıl canla başla atlattıysak gençlerimizin de vatan sevgisiyle yetişmesini isterim." ifadelerini kullandı.


İlginizi Çekebilir

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nin çocuk sağlığı kadrosuna yeni uzman

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İsmail Ersan Can, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.

TEKNOFEST'te Ortaokul Öğrencilerinin Gurur Gecesi! Dereceye Girenler Belli Oldu

TEKNOFEST’in ana paydaşlarından SANKO Holding’in yürütücülüğünü üstlendiği “İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması”nın Ortaokul Seviyesi’nde dereceye giren takımlar ödüllendirildi.

İstanbul Başakşehir’de okulda korkutan saldırı: 8 öğrenci bıçakla yaralı

İstanbul Başakşehir’de bir ortaokulda bıçaklı saldırı yaşandı. 15 yaşındaki F.M.’nin saldırısında 8 öğrenci yaralandı, 3 öğrencinin durumu ağır.

SANKO Holding Başkanı Konukoğlu, TEKNOFEST’te Gençlerle Buluştu

SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST 2026 kapsamında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen festival alanını ziyaret ederek öğrencilerle bir araya gelip projelerini dinledi 

TEKNOFEST Güneydoğu’da önemli buluşma: SANKO Holding’den Milli Teknoloji Hamlesi vurgusu

TEKNOFEST’in ana paydaşlarından SANKO Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında Şanlıurfa GAP Havalimanı’ndaki festival alanında, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar’ı ağırladı.

Çimko, Halep’te Yeni Entegre Çimento Fabrikası Yatırımını Hayata Geçirmeye Hazırlanıyor

SANKO Holding bünyesinde faaliyet gösteren yapı malzemeleri sektörünün öncü şirketlerinden Çimko, Suriye’nin Halep kentinde yaklaşık 200 milyon dolara varan değerde entegre çimento fabrikası yatırımı gerçekleştiriyor.

TÜM HABERLER