© Haber Hanesi 2014 - 2025

Doç. Dr. Serçelik: “Çok yaygın görülen hipertansiyon kalıcı sakatlık ve ölüm risklerine yol açabilen en önemli sağlık sorunlarından biridir”

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Serçelik, hipertansiyonun her yaşta görülebildiğini belirterek, “Çok yaygın görülen hipertansiyon, kalıcı sakatlık ve ölüm risklerine yol açabilen en önemli sağlık sorunlarından biridir ve erişkinlerin yüzde 20-25‘inde görülür” dedi.

17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü nedeniyle açıklama yapan Doç. Dr. Serçelik, tansiyonun kalpten pompalanan kanın, atar damarların duvarlarına yaptığı basınç olarak tanımlandığını söyledi.

Bu basıncın normalden fazla olmasına “Hipertansiyon” denildiğini kaydeden Doç. Dr. Serçelik, “Hipertansiyon, sistolik kan basıncının (Kalbin kanı vücuda pompaladığı ya da farklı bir deyişle kalbin kasıldığı sırada kan damarlarında oluşan basınç en yüksek seviyede olur) 140 mmHg ve üzeri, diyastolik kan basıncının (Kalbin kasılması tamamlandıktan sonra kalp bir anlığına gevşer ve tekrar kanla dolar; böylece bir sonraki kasılmaya hazırlanır. Bu gevşeme anına diyastol denir. Diyastolik kan basıncı kalp atımları arasında, kalp aktif şekilde kan pompalamazken, damarlar içinde oluşan basınçtır) ise 90 mmHg ve üzeri olmasıdır” diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü’nün sistolik kan basıncı 140-160 mmHg ve diyastolik kan basıncı 90-105 mmHg ise “hafif hipertansiyon”, sistolik kan basıncı 160-180 mmHg ve diyastolik kan basıncı 105-120 mmHg ise “orta dereceli hipertansiyon”, sistolik kan basıncı 180 mmHg üzeri ve/veya diyastolik kan basıncı 120 mmHg üzerinde ise ”şiddetli hipertansiyon” olarak tanımladığına vurgu yapan Doç. Dr. Serçelik, ihmal edildiği takdirde beyin kanaması, damar tıkanıklığı, felç, görme kaybı vb. sağlık sorunlarına neden olabilen hipertansiyonun çağın en önemli hastalıklarından biri olduğuna dikkat çekti. 

BU BELİRTİLERE DİKKAT EDİLMELİ

Hastaların önemli bölümünde belirti görülmediğini, tanının sadece kan basıncı ölçümü ile mümkün olabildiğine işaret eden Doç. Dr. Serçelik, belirtileri şöyle sıraladı:

“Hipertansiyonun başlıca belirtileri baş ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik, yorgunluk ve burun kanamasıdır. Kan basıncının çok yükseldiği durumlarda çift görme, dilde peltekleşme, yüzde veya vücutta uyuşma, karıncalanmadır. Bunun yanında bu belirtilerin hiçbiri hipertansiyona özgü olmayıp, farklı birçok hastalıkta da aynı belirtiler görülebilir.”

HİPERTANSİYONUN NEDENLERİ

Hipertansif hastalarının yüzde 90-95’inde herhangi bir neden saptanamadığının altını çizen Doç. Dr. Serçelik, şöyle devam etti:

“Bu grup hipertansiyona, ‘Primer’ veya ‘Esansiyel hipertansiyon’ (Kan basıncının belirli bir neden olmadan yükselmesi) denir. Hipertansiyon hastalarının yüzde 5-10’unda ise saptanan farklı bir hastalığa bağlı olan ‘Sekonder hipertansiyon’ (İkincil (sekonder) hipertansiyon kavramı kişideki yüksek kan basıncının belirli bir sağlık sorununun bir sonucu olarak ortaya çıktığını ifade eder. Birincil hipertansiyondan farklı olarak, bir neden sonucunda sekonder olarak gelişen yüksek kan basıncı, ani olarak yükselir) görülür. Çeşitli böbrek hastalıkları, beyinle ilgili bazı hastalıklar, hormonal hastalıklar, bazı tümörler, bazı doğumsal hastalıklar ve bir takım ilaç kullanımları da neden olabilir.”

GENETİK FAKTÖRLER DE ROL OYNUYOR

Hipertansiyonda kalıtımın rolüne de değinen Doç. Dr. Serçelik, özellikle 55 yaşından önce, birinci derece yakınlarında hipertansiyon görülenlerde, bu hastalığın gelişme riskinin daha fazla olduğunu, kalıtımsal geçiş yolu tam olarak bilinmemekle birlikte, birden çok genetik faktörün rol oynadığının kabul edildiğini bildirdi.

Hastanın yakınmaları olduğunda kan basıncının ölçülmesinin önem taşıdığını anlatan Doç. Dr. Serçelik, “Kan basıncı günün herhangi bir saatinde ölçülebilir. Her gün, değişik saatlerde ölçüm yapılması daha uygundur. Yemeklerden en az yarım saat, fiziki aktiviteden 5-10 dakika sonra ölçüm yapılmalıdır” uyarısını yaptı.

HİPERTANSİYON TEDAVİSİ

Doç. Dr. Serçelik, “Hipertansiyon tedavisinde temel amaç hedef organ hasarını önleyerek sakatlık ve ölümleri azaltmaktır. Sekonder hipertansiyonu olanlarda yani hipertansiyonu başka bir hastalığa bağlı olanlarda, hipertansiyona neden olan hastalık tedavi edilmelidir” ifadelerini kullandı.

İlaçsız tedaviyle yeterli kan basıncı kontrolü sağlanamadığı takdirde, ilaçlı tedaviye geçilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Serçelik, sözlerini şöyle tamamladı:

“İlaç tedavisinde bireyselleştirilmiş tedavi dediğimiz hipertansiyona eşlik eden hastalıklar ve ilaçların yan etkileri göz önünde bulundurularak, o hastaya en uygun ilaç seçilir. Tek ilaçla kontrol sağlanamayan hastalarda birden fazla ilacın bir arada uygulandığı kombine tedaviye geçilir.”

İlginizi Çekebilir

Kurban Bayramı’nda Sağlıklı Beslenmenin Püf Noktaları

SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Elemanı Arş. Gör. Yeşim Köylüoğlu, Kurban Bayramı süresince değişen beslenme alışkanlıklarının sağlık üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğine dikkat çekerek bayramda dengeli beslenme uyarısında bulundu.

SANKO Üniversitesi’nden Hipertansiyon Uyarısı: İlaçlara Rağmen Düşmüyorsa Dikkat

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Beyhan Tiryaki, hipertansiyonun dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen önemli bir hastalık olduğunu söyledi.

SANKO'dan Astım Hastalarına Bahar Uyarısı: İlaçlarınızı Aksatmayın

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Haşim Karakuş, polen yoğunluğunun arttığı bahar mevsiminde astım ve alerjik hastalıklara bağlı şikâyetlerin de artış gösterdiğini söyledi.

Tekrarlayan Omuz Çıkığına Dikkat: Uzmanından Önemli Uyarılar

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli, aynı zamanda da en sık çıkan eklemi olduğunu söyledi.

Uzm. Dr. Mehmet Almacıoğlu SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde Göreve Başladı

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Almacıoğlu, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.

Mevsim Geçişlerinde Halsizliğe Dikkat: Uzmanından Altın Öneriler

SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, mevsim geçişlerinde bedeni dinç tutmanın günlük yaşamı sürdürmede çok önemli rolü olduğunu söyledi.

TÜM HABERLER