Yavuz Ağıralioğlu: “Hiçbir İttifakın İçinde Olmayacağız, Doğrudan Milletle Yürüyeceğiz”
SİYASETAnahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, katıldığı canlı yayında, “Bir yanda gücü her şeye yeten ama hedeflerini tutturamamış bir iktidar, diğer yanda ise bunca probleme rağmen başarı sağlayamamış bir muhalefet vardır. Tüm bunların arasında bütün ittifaklar tüketilmiştir. İttifak süreçlerinde dostlukların ve siyasi ilişkilerin yıpratıldığı, aktörlerin birbirine dair söylemlerini sürekli değiştirdiği bir tablo oluşmuştur. Bu sebeple Anahtar Parti herhangi bir ittifak kurmayacak, doğrudan milletle buluşmak üzere yoluna devam edecektir” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, TYT Türk kanalında Geceye Bakış programının konuğu oldu. Canlı yayında Çağlar Cilara’nın sorularını yanıtlayan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:
BUGÜN CHP, YARIN BAŞKA PARTİ ZARAR GÖRÜR…
“CHP’deki mutlak butlan kararına itiraz ettik; bunu makul bulmadık. Bu yol açılırsa hiçbir partinin güvende kalmayacağını, demokrasinin ve milli iradenin yara alacağını belirttik. Dolayısıyla bu arada bir boşluk var. Bu kararın istinat ettiği bir hukuki altlık oluşturmaya çalışıyorlardır illaki; çünkü burası bir hukuk devletidir. Eğer bir dualizme sebep olan bir boşluk varsa, o boşluğu doldurmak da hükümetin görevidir. Hükümet demokrasiyi, hukuku, hukukun işlerliğini, millet iradesini ve seçmenin iradesini korumak zorundadır. Delege satın almak, delege iradesini ifsat etmek ve bununla partiyi ele geçirmek ceza hukukunun konusu olmalıdır. Kurultaydan üç sene sonra bir şikâyetin konusu edilip, o sürecin tamamında belediye seçimlerini de ifsat edecek şekilde bütün kararları boşa düşürecek bir yol açıldı mı, bundan bugün CHP, yarın başka bir parti zarar görür. Bu yol açılırsa hiçbir parti güvende olamaz; hiçbir şekilde demokrasi ve millet iradesi korunamaz.
İZMİR ADETA BİR KÖY GİBİ DURUYOR!
23 yıldır İzmir CHP’nin elinde. Aslında Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçmene gösterdiği ve göstermek zorunda olduğu bir yerdir; ‘Biz memleketi böyle yönetiriz’ deme imkânını bulduğunuz yerdir. Hatırlarsınız, Tayyip Bey belediyecilikte en dezavantajlı kulvardan katılarak, yapabilme, becerebilme, şehri ayağa kaldırabilme ve insanlara nefes aldırıp yaşanabilir hale getirebilme iddiasıyla bir ivme ve imkân yakaladı. O dönem milli görüşün coşkusuyla belediyecilikteki yapabilme kapasitesini gösterdi. İzmir’de Konyalılar, Mardinliler, Siirtliler, Batmanlılar vardır; İstanbul gibi tüm Türkiye oradadır. Orada başarılı bir iş yaptığınızda bu durum tüm Türkiye’ye dalga dalga yayılır ve ‘İzmir’i olağanüstü yaptılar, İzmir’i böyle yapan Türkiye’yi de öyle yapsın, yönetimi bunlara verelim’ denir. Şimdi İzmir’de gördüğüm şey ise trafik sorunu; vapura binince daha net görüyorsunuz ki körfez yemyeşil. Deniz mavi olur ama körfez yemyeşil ve kokudan durulmuyor. Altyapısı, trafiği, kentsel dönüşümü problem; İzmir adeta bir köy gibi duruyor. Burada anlatmak istediğim, belediyecilik sizin devlet vizyonunuzun bir meşalesidir. Orada yapabildikleriniz, devleti de nasıl yöneteceğinizin alametidir. Ortaya koyacağınız vizyon sizi Türk seçmenine bir umut haline getirecektir ancak orada şu an bir patinaj mevcuttur.
ÜLKEYİ GÜVENLİ VE MUTLU HALE GETİREN ŞEY HUKUKTUR!
Milletimiz siyasette siyasetçileri en çok ne zaman sevdi? Empati duygusu yüksekken, kendine oy vermeyenlerin hukukunu gözetirken, hasımlarına adalet vadederken, düşman gördüklerine hikmetle davranırken; kalbi ve sözü yumuşak, yüzü tebessümlüyken sevdi. Bizim milletimiz tebessüm edeni sever. Şu an CHP’lilerin asabı bozuk; hükümet olarak bu durumun üzerine biraz düşünmeleri gerekmez mi? Bu milletin asabı niye bozuldu, niçin canı sıkıldı? Sayın Cumhurbaşkanı’nın iktidarı döneminde hudutsuz ve limitsiz imkânlarla para kazananlar dahi mutsuzlar. Onlar dahi kazandıkları parayı, velinimet bildikleri Cumhurbaşkanımızın yönettiği bu ülkede tutmuyorlar; en çok kızdıkları ülkelere götürüp yatırıyorlar. Parayı kazanmışsınız ama mutlu değilsiniz; işiniz ve imkânlarınız var ama huzurlu değilsiniz. Paranızı bu ülkede tutmaya güvenmiyorsunuz. Demek ki ülkeyi güvenli ve mutlu hale getiren şey hukuktur. Hukukun olmadığı memleketlerde paranız da olsa mutlu, imkânınız da olsa huzurlu olamıyorsunuz.
SADECE CHP DEĞİL; HÜKÜMET DE ARINSIN!..
Bu arınma parantezinde önemli değerlendirmelerde bulundum. Herkes, tüm taraflar arınmalıdır. Bu durumu genişletiyorum; adeta bir aşıklar atışması gibi CHP de hükümette herkes arınmalıdır. Rüşvetten, yolsuzluktan, torpilden, iltimastan, israftan ve hukuksuzluktan arınalım. Eğitimdeki muhtevasızlıktan, sokaklarımızın güvensizliğinden arınalım. Buyurun, arınmayı konuşalım; 24 yıllık kudretli iktidarın da arınmasını konuşalım. Herkes kendinden başlasın; siyaset ilkesizlikten arınsın. Bir seçimi Öcalan’a söverek, öbür seçimi Öcalan’a överek kazanmayalım; bu ilkesizlikten arınalım. Tasarrufla başlayıp israfla biten süreçlerden, tevazuyla başlayıp kibirle biten yaklaşımlardan arınalım. Bu arada CHP de arınmalıdır. Türk milleti olarak arınalım ve buna yöneticilerimiz mihmandarlık etsin. Türk siyasetinin ümit ufkunda yirmi dört senedir duran, memleketi abad etme sözü olan ve ‘adaletle ülkeyi kalkındıracağız’ diyen meşalemiz bizi arındırsın. Kemal Kılıçdaroğlu şimdi ‘partiyi arındıracağım’ diyor. Bu arınma hassasiyetini karşılık bulduğu yere kadar taşıyabilirseniz bir anlam ifade eder. CHP’yi kirlilikten, yolsuzluktan, hırsızlıktan ve ahlaksızlıktan arındırırken, size bu yolu açan hukuksuzluktan da arınmayı düşünüyor musunuz? Türkiye’de arınma dediğiniz şeyi; seçmen iradesinin, yargının ve siyasetin bir sopa olarak kullanıldığı bu düzenden, demokrasiden ve hukuktan siyaseti arındırarak yapacaksınız.
MUHALEFET VE İKTİDAR DAĞINIK…
Muhalefet de dağınık, iktidar da dağınık; biz Anahtar Parti’yi bu yüzden kurduk. Aksi takdirde geride durmayı tercih ederdik. Şu an muhalefetteki bu dağınıklığı toparlayabilecek, geçmişteki ‘Altılı Masa’ süreci gibi bir iklim mevcut değildir. Biz yeni bir masa kurmayacağız. Bugün kararsızlar siyasetteki ilkesizlikten bunalarak birinci parti konumuna yükselmiştir. Bir tarafta 24 yıllık kudretli iktidarın karnesi, Sayın Cumhurbaşkanı’nın vaat ettiği ve hedef olarak ortaya koyduğu vizyonlar, diğer tarafta ise bugün karşı karşıya kaldığımız gerçekler var. Ben kimseye kötü söz söyleyen biri değilim; ancak Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 2023 vizyonunun 2026 yılı itibarıyla yarı yarıya bile tutturulamadığını görüyoruz. Diğer tarafta ise bu kadar soruna rağmen iktidar olamayan bir muhalefet bulunmaktadır. Yani bir yanda gücü her şeye yeten ama hedeflerini tutturamamış mazeretsiz bir iktidar, diğer yanda ise bunca probleme rağmen başarı sağlayamamış bir muhalefet vardır. Tüm bunların arasında bütün ittifaklar tüketilmiştir. İttifak süreçlerinde dostlukların ve siyasi ilişkilerin yıpratıldığı, aktörlerin birbirine dair söylemlerini sürekli değiştirdiği bir tablo oluşmuştur. Bu sebeple Anahtar Parti herhangi bir ittifak kurmayacak, doğrudan milletle buluşmak üzere yoluna devam edecektir. Araştırma şirketlerinin kararsız oyları dağıtarak analiz yapmasına rağmen, şu an en büyük siyasi kitle kararsızlardır.
İttifak konuşmak için henüz çok erkendir ve bu dengeler zamanla değişecektir. Ben bu süreçlere, ‘Altılı Masa’ dönemine, Sayın Devlet Bahçeli’nin, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a muhalif olduğu zamanlara, terör örgütü PKK ve Öcalan ile ilgili yaklaşımların değişim gösterdiği dönemlere, geçmişte sert eleştirilen liderlerle bugün yürütülen yol arkadaşlıklarına oldukça idmanlıyım. Türk siyasetinde öncelikle yapmamız gereken şey, milletin sandığa olan inancını ve umudunu muhafaza etmektir. Eğer Türk milleti sandık yoluyla bir şeylerin değişmeyeceği duygusuna kapılırsa, demokrasinin imkânları kapandığında ülkemiz geri dönülemez bir noktaya sürüklenir. Birinci önceliğimiz, demokrasi ve sandık yoluyla geleceğimizi inşa edebileceğimiz ümidini korumaktır.
MEDYANIN İKİ TARAFI DA BİZE KAPALI!..
Ben Anahtar Parti’nin ülkeyi yönetmesini istiyorum; bu partiyi bir hobi olarak kurmadım ve arkadaşlarımızla gece gündüz yollardayız. Hem iktidar hem muhalefet olarak medyanın iki tarafı da bize kapalı. Eğer Anahtar Parti kurulduktan sonra geçen 18 aylık süreçte; geçmişte İYİ Parti dönemindeki gibi bir medya alanına sahip olabilseydik, bugün kararsız denilen kitle tamamen Anahtar Parti çatısı altında toplanmış olurdu. Şu an geleneksel ve kısıtlı imkânlarla, adeta en ilkel yöntemlerle haberleşerek çalışıyoruz. Kamuoyunun İzmir’de görerek şaşırdığı ve coşkulu bulduğu kalabalıkları biz aslında 18 aydır gittiğimiz bütün illerde topluyoruz. Bursa’ya büyük bir konvoyla girdik, Malatya’da geniş katılımlı bir miting gerçekleştirdik ve tüm il açılışlarımızı kapalı spor salonlarında yapıyoruz. Medyanın yoğunlaştığı başka gündemler olduğu için bizim bu açılışlarımızdaki coşku gözden kaçmaktadır.”
İlginizi Çekebilir
Yavuz Ağıralioğlu: “Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporunu Ciddiye Almıyoruz”
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye Raporu’na ilişkin yaptığı yorumda, “Avrupa Parlamentosu’nun raporu ciddiye alıp konuşabileceğim hiçbir şeye sahip değil. Ciddiye almıyoruz…” yorumunda bulundu.
Ağıralioğlu İzmir’den Seçim Startını Verdi: “Siz Türk Milletinin Geleceğisiniz”
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, İzmir’de Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nu dolduran kalabalığa konuştu.
Anahtar Parti Lideri: “Türkiye’nin Ayağa Kalkması İçin Kendi Gücümüze Yaslanmalıyız”
Yavuz Ağıralioğlu, ülkenin siyasi merkezi olmak istediklerini belirterek “Türkiye'de oy çeşitliliği bu kadar farklı yerden olabilen, merkezi mıknatıslanmasını yapabilen bir partiye dönüşüyoruz, her taraftan oy alıyoruz. Henüz anketlere yansımadı ama Anahtar Parti’nin oy çeşitliliği harikulade.” dedi.
Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: “Çiftçiyi Memnun Edemezseniz Memleketi Yönetemezsiniz”
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Artık iktidara böyle dememiz lazım: Mazeret iktidarı. Çünkü bizim hükûmetin hep mazereti var. Bunlardan önce mazeret sanki literatürde yoktu. Sanki Türkler ilk defa belayla ilk defa Türkiye Cumhuriyeti Devleti savaşla bunların döneminde karşı karşıya kaldı… Anayasa’ya bakıyorsunuz yönetilemiyor. Terörsüz Türkiye’ye bakıyorsunuz yönetilemiyor. Memleket yönetilemiyor” diye konuştu.
Anahtar Parti’de Millet Divanı Dönemi Başladı: Vatandaşlar Sorunlarını Doğrudan Anlattı
Anahtar Parti, vatandaşların talep, öneri ve sorunlarını doğrudan iletebileceği ‘Millet Divanı’ buluşmalarının ilkini Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun katılımıyla gerçekleştirdi.
Anahtar Parti’den Yeni Uygulama: Millet Divanı Başlıyor
Anahtar Parti, vatandaşların talep, öneri ve sorunlarını doğrudan paylaşabileceği yeni bir uygulamayı başlatıyor.