Daha Özgür Günlere ! 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramımız Kutlu Olsun!

Sevgili Okurlarım,
Bugün, Türkiye’de basın sansürünün kaldırılmasının yıl dönümü olarak kutlanan bir gün (24 Temmuz 1908).
Öncelikle;
Tanışma fırsatı bulamadığım Osman Sayın’ı, Sahada her fırsatta biz gençleri koruyup kollayan, öğütlerini esirgemeyen Lütfi Yıkan abimizi, Yine meslektaşlarımızdan ebediyete uğurladığımız Ali Erkan Kiraz abiyi ve 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz meslektaşlarımızı rahmet ve saygıyla anarak yazıya başlıyorum.

KAHRAMANMARAŞ BASINI VE DEPREM BÖLGESİ BASINI
Kahramanmaraş basını, son 10 yılda hem teknoloji hem de lojistik (cihaz ve teknik ekipman) yatırımları anlamında Türkiye’de rahatlıkla ilk 5 şehirden biri olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Deprem sonrası Kahramanmaraş basınının, ofis anlamında çoğunluğu çarşı merkezde olduğundan dolayı büyük bir cihaz ve enerji kaybına uğradığını, buna rağmen gerek deprem yardım organizasyonlarıyla gerek devletin sağladığı hibe ve desteklerle gerekse alın teri döküp kazancı ile cihaz ve teknik ekipman boşluğunu büyük ölçüde tamamladığını gözlemlemekteyiz.
Eee, Kahramanmaraş’ın her ferdi Kahraman diyoruz ya, Kahramanmaraş basını da hiç rahat durur mu? Aslanlar gibi yeniden geri dönüşünü sağlar!
A - B - C - X - Y - Z Gruplaşması, Dernekleşme Faaliyetleri ve Sonrasında ise BİK Macerası
Yaklaşık 5-6 yıl önce Kahramanmaraş basını, siyasi cenahın talebi sonrası gruplaşmaya, sonrasında ise dernekleşme faaliyetlerine süregelen bir süreç ile maddi anlamda zayıflatıldı. En son depremde ağır yara alan Kahramanmaraş basını, BİK (Basın İlan Kurumu) macerası ile oldukça zaman kaybetti, yarayı sarmada bir bakıma geç kaldı.
Önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör döneminde, depremde morg olarak kullanılan, öncesinde ise kütüphane olarak kullanılan alana çok da sağlıklı olmayan koşullarda ortalama 7 ila 9 metrekarelik bir alana sıkıştırıldı.
Hiç unutmuyorum; Fıstık yeşili bir elbisesi olan, protokol ile gezen bir ablamız dedi ki Başkan Güngör’e; "Basını elinin altına almışsın." oldukça ağır bir terimdi bu.
Deprem sürecinde yaşadığımız ağır travmalar sonrası, ben ve benim gibi olan arkadaşlarımızın sadece vergi levhası orada bulunmakta. Dedim ya A, B, C gruplaşması fiyaskosu, dernek faaliyetleri fiyaskosu sonrasında ise şu anda yaklaşık 70 kurum Basın İlan Kurumuna kayıt yaptırmış durumda.
ÜRETİM KALİTESİ TARTIŞILIR!
Siyasetin, bürokrasinin hatta yoldan geçen vatandaşın düzenli olarak ağır eleştirisine maruz kalsak da!
- Siz yalakasınız,
- Siz lokmacısınız,
- Siz iki tavaya yazı yazanlarsınız,
- Siz şantajcısınız vs. vs.
Eleştirilere her attığımız adımda karşılaşsak da şahsım adına verdiğim yanıt gayet net idi;
- Siyasetin kalitesi ne ise basının kalitesi ne olsun!
- Şantajcıya, montajcıya prim verirse siyaset!
- Kendi mesleğinde parlayamayanın ücretsiz açtığı sosyal medya hesaplarıyla ortalıkta kendini ve işletmelerini parlatma peşine koşmasına rağmen bunlara prim verirse siyaset!
- Her fırsatta şehirde görev yapan her basın mensubunu emir eri olarak görmeye kalkarsa siyaset!
Gayet bu tepkileri almamız mümkündür!
BİR AVUÇ İNSAN İNANMIŞ DURUMDA!
Kahramanmaraş’ı terketmemek için direnen, Kahramanmaraş’ın ayağa kalkışında tarihe not düşmek için çırpınan! Kahramanmaraş’ın yeni günlerini büyük bir yürekle görmek isteyen! Kahramanmaraş’ın eskisinden daha güzel günlerine kavuşması için tabiri caizse kırık bir yürekle devam etmeyi deneyen! Kahramanmaraş için hem masada hem sahada her türlü fitneye ve şantaja karşı çıkan! Kahramanmaraş için siyasilerin, bürokrasinin yaptığı hataları empoze edip sindirmeye çalışan! (Gerçekten şehrini sevmese, bu bir avuç basın meslek grubu ertesi güne kalmadan şehri terk ettirir hem siyasete hem bürokrasiye)
Kahramanmaraş için inanmış bir avuç insan var mesleğimizde, duruşu ve karakteriyle memleketini seven.
DAHA ÖZGÜR GÜNLERE!
- Anadolu basınının da tıpkı ulusal basının sermaye güçlerine teslim edilme çabası,
- Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olan idealist gençlerin hem iş bulamaması hem de fikrini tam ifade edememesi,
- Şantaj ile montaj ile haksız kazanç elde edip, sektörde hakkıyla iş yapmak isteyenlerin hakkına girilmesi,
- Mesleğini yapmak için evinden, cebinden en çok da zamanından ömründen harcayan bu insan grubunun her geçen gün itibar suikastine maruz bırakılması,
- Üretim sektörüne tanınan lakin hizmet sektörü olduğundan mütevellit devlet desteğinin yeterli düzeyde olmaması,
- Ve bu liste oldukça uzayabilir!
Kahramanmaraş basını ve deprem bölgesi basınında hakkıyla görev yapan bütün meslektaşlarımın bayramı kutlu olsun.
VE TEŞEKKÜR !
Tıpkı eski günlerdeki gibi ,
Bu tarz güzellikleri önceki dönemlerde , Fatih Mehmet Erkoç , Hanefi Mahçicek , Osman Okumuş yapardı. Yeni dönemde ise Sağolsun.
Andırın Belediye Başkanımız Ahmet Sinan Gökşen’in naif düşüncesi hediyesi için teşekkür ediyoruz.
Andırın’ın birinci kalite üretimi olan kirazlarından yollamış,
Biliyor musunuz bilmiyorum ama İngiltere kraliyet ailesine ve yurt dışında bir çok noktaya benim tabirimle Yeşil Deniz’imiz Andırın’ımızın kirazları gönderiliyor :)
YASAL UYARI !
Anayasa Madde 26 – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.
Önce İnsan
Önce Saygı ile
İlhan Gökalp Durmuş








Facebook Yorum
Yorum Yazın