DEPOZİTOLU KÖŞE YAZISI

- Bu bir yorum - bilgi - deneyim yazısıdır. Hayali iddialar barındırmaz. Şekere , tansiyona , kalbe zarar vermez. Her türlü seviyeli eleştiri , bilgi eksikliği gördüğünüz satırların doğru bilgi ile donatılması için geri dönüşleri yani İADE kabul eden köşe yazısıdır. Geri dönüş sağlarsanız sevinmekle kalmaz mutlu olurum.
DEDİKTEN SONRA...
Efendiler , Hanımefendiler sosyal medya’dan takip edenler çok iyi bilir ki ben Gaziantep ilimizi oradaki icraatleri , uygulamaları pek kıskanan Kahramanmaraş’ı çok seven bir basın mensubuyum. Unutmadan söyleyeyim sade vatandaş olarak bir kıskanıyorsam basın mensubu olarak en az 10 kat fazla kıskanıyorum... NASIL MI ?
25 Eylül Çarşamba günü TRT1’de yayına giren “ BENİM ADIM MELEK “ dizisini bir gün sonra internetten izledim. Sizlerin bilmediği bir çok mesleğimden birisi olan Senarist’lik ve Kahramanmaraş’ımızın TEK cast ajansı sahibi olmamdan dolayı Film sektörüne de oldukça aşinayım ve bu bilgileri çok çok önceden öğrenirim. Benim Adım Melek dizisinin Gaziantep’de çekimlerine başlanacağından aylar öncesinden haberim olmasına rağmen dile getirmedim sadece merakım şuydu GAZİANTEP yine ne yapacaktı da bizim beceremediğimiz TANITIM olayını ekranlara üstelik TRT1 üzerinden nasıl yansıtacağıydı. Acayip şekilde hayran kaldım NEDEN Mİ ?
Filmin jeneriği tamamıyla Antep kalesi ve tarihi yerlerini komplike bir tasarımla işlemişler sonrasında ise 2.15’inci saniyeden başlayıp 8.20’nci saniyeye kadar tamamıyla Gaziantep’in baklavası ve kebabının yanı sıra hanları çarşısı işlenmiş 3 saati vuran dizinin ilk bölümünde ortalama 40-50 dk Gaziantep ile ilgili kültür ve aile terimleri işlenmiş... NEDEN BİZ’DE yeni bir dizi projesi olmasın diye SİTEM ederken
Gaziantep’in BİBER’imiz , DONDURMA’mız dahil bir çok ürünümüze sahiplenmesinin yanı sıra içtiği suya kadar bizden aldıklarını üstelik bizden aldıkları suyla İNDİRİM yaptıklarını hatılattıktan sonra
Şehrimizin ANA NAMINI ALDIĞI DONDURMA konusuna geçelim !
Ankara’da bir dondurma&tatlı festivali yapılıyor ve şehrimizden sadece iki firmanın katıldığını söyleyebiliyoruz.
Milletvekilimiz Ahmet Özdemir geçtiğimiz günlerde dedi ki , Dondurma festivalinin Kahramanmaraş’ta yapılmasının bir faydası yok bizimle yarışacak bir firma yok zaten ünlüyüz bunu İstanbul’da ANKARA ‘da yurt dışında yapmalıyız dedi...
( Acaba önceki yapılan iki festivalin oluşumunda kendisi rol almadı mı ya da bu festivali yapanların üstünde söz hakkı yok muydu ? birincisini ve ikincisini beğenmediyse uygun görmediyse neden önerisini şimdiye sakladı ? Zira Ak partili belediyenin yönettiği bir şehirde parti içerisinde söz hakkı olan birisi olduğunu düşünüyorum. Vekil ikende olmadan öncesinde de )
Sayın vekile şöyle bir anekdot hatırlatalım Kahramanmaraş Dondurması Dünya’daki Dondurma pazarının sadece yüzde 9-10 oranına hakim olduğunu Türkiye’de ise bu rakamın sadece yüzde 43’üne hakim olduğunu. İtalyan’ların dondurma pazarındaki payı hatsafhada olmasına rağmen yine Büyükşehir Belediye Başkanı’mıza ( Hayretin Güngör’e ) Adaylık sürecinin başında sorduğum sorunun cevabı olan ( Kahramanmaraş’ı 5 yıl sonra nerede hayal ediyorsunuz dediğimde ) Kahramanmaraş’ın rekabet gücünü arttıracağız demişti.
KTM ( Kahramanmaraş Tekstil Makineleri ) Fuarında açıklama yapan Başkan Güngör kitap ve dondurma festivalinin 100.yıl etkinlikleri kapsamında yapılacağını söyledi. Sizce Dondurma mevsimi geçmedi mi ? Biz Kahramanmaraş’lılar için her mevsim ilgi çekici olan dondurma şehir dışından gelecek misafirler için ilgi çekebilecek mi ? TANITIM çalışmaları ULUSLARARASI olabilecek mi ? Çok uzağa değil komşu illerin bilboardlarında etkinliklerimizin tanıtım çalışmalarını görebilecek miyiz ? Tamamıyla şu an için MUAMMA !!!
Başkan Güngör’ün isminin açıklanmasıyla başlayan Kahramanmaraş için BÜYÜK ŞANS söylemleri yerini tamamıyla CILIZ bir UMUDA bıraksada Başkan Güngör döneminin yavaş yavaşta olsa HAM’LIK dönemini atlatmaya başladığını yakında meyve vermeye başlayabileceğini belirtmemde fayda var. YANİ HALA UMUT VAR !!!
GÖLGELERİNDEN KURTULMAYA BAŞLAYAN GENÇ VEKİL KENDİ NAMINI BULMAYA BAŞLADI
Şimdi sizlere bir söz hatırlatacağım “ DAL DAL ALTINDA BÜYÜMEZ “ bu paragrafın konusu ise genç vekilimiz Mehmet Cihat SEZAL...
NEDEN Mİ ?
Siyasetin içinde büyüyen bir çocuk olan SEZAL büyüdükçe yavaş yavaş siyaset arenasında vitrine çıkmaya başladığından yakın zamana kadar hep gölgelerde dolaştı. İlk etapta babası Önceki dönemlerin Kahramanmaraş Belediye Başkanı ve Milletvekili olan ALİ SEZAL’ın gölgesinde kalan sonrasında ise aynı devre Milletvekilliği görevini yürüttüğü AHMET ÖZDEMİR’in vitrinde İl Başkanı olarak vatandaş tarafından sevilen bir görüntü çizen ve parlayan çizgisinin gölgesinde de kalan genç vekil SEZAL son zamanlarda kendi kabuğunu kırarak kendi namını , saygınlığını , karizmasını oluşturmaya başladı. Belki bu konuda geç kalmış olsa da sonunda başararak şu an Kahramanmaraş’ta en gözde Milletvekili olmayı başardı. Özellikle Kahramanmaraşspor maçlarında bulunması Etimesgut galibiyetini soyunma odasında kan ter içindeki futbolcularla beraber kutlaması sosyal medyada yankı uyandırdı. Hemen hemen basın tarafından dile getirilen konularda ilk muhattap olarak açıklamalar yapması konularla ilgilenmesi takdirle karşılanmaya başlandı.2019’un sonlarına doğru kendini bulan genç vekilimize yeni çizgisinde ilerlemesini olumlu buluyor artı yönde ilerlemesini diliyoruz... Tıpkı babası gibi....
Tıpkı altyapıdan çıkıp yeteneklerinin farkına 25'inden sonra varıp yavaş yavaş sahaya yansıtmaya başlayan bir futbolcu gibi...
SİGARA YASAĞI !
Geçtiğimiz çarşamba’dan bu yana uygulanmaya başlanan araç içi sigara yasağı ile ilgili zararlıdır , özel hayata müdaheledir vs. Gibi sözler söylemeyeceğim Lakin
BAKINIZ Afşin - Elbistan’da termik santraller koca koca bacalarla sigara dumanının milyon katı insanlarımıza zarar veriyor. Kahramanmaraş’ımız en kirli havaya sahip il sıralamasında lider oldu. Ülkenin tamamına yakınının borçlu olduğu ( Para ve makam baronları hariç ) devletin uyguladığı yöntemler vatandaşın cılızlaşan cüzdanını yok etmeye devam ediyor. ( Örnekler çoğaltıabilir )
Büyük usta saygıla ve rahmetle andığımız Neşet Ertaş dönemin Başbaşkanı bugünün BAŞKAN’ı Recep Tayyip Erdoğan’a diyor ki 2006 senesinde “ Sayın başbakanım hanım tuz diyor erkeğin yüreği cız diyor elektriğin,suyun,ekmeğin,zeytinin parasını vermemiş çocuklar hiç haldan habardan anlamıyor eee canı burnunda cugarada evde yasak olursa eski deyimle napacak avradı dövecek hırsını ondan alacak ! “ demişti....
SON ZAMANLARDA KAHRAMANMARAŞ SİYASETİNDE YAŞANAN GERİLİMİN anatomisini bir sonraki yazımda çok fazla yorumlayıp sulandırmadan sadece yaşanmış hikayeler üzerinden aktaracağım. Yani ben az söyleyeceğim sizler çok anlayacaksınız...
MEKAN önerileri
Paçacı değil SANATÇI : Kimden bahsediyorum tabiki Menekşe Paça’nın ödüllü ustası Remzi ustadan efendim geçenlerde yanına gittik iki dirhem çay içip muhabbet edelim diye haa bir de kelle müzesini görmeye. Mağralı’nın dar sokaklarını arşınladıktan sonra bizi bir ardiyelikte sanat eserleri karşıladı...
Tam 40 çeşit eti yenilebilir ( helal ) hayvanların kellerinden kendi uğraşlarıyla birer sanat eserine çevirmiş onunla da yetinmemiş koca bir arşiv yapmış hatta ayna vb. Ürünler yapmaya başlamış şehrimizin paça kültürü için muazzam derece özenle hazırlanmış mini bir müze yapmış... Ama gelin görün ki bu emeğin bir karşılığı olabilecek desteği görememiş. Üzüldüm NEDEN Mİ ?
Remzi usta ya da bir başkası bu şehir de bir değer katmaya çalışan herhangi bir kimse ne yazık ki EMEKLERİ hiçe sayılıp gün yüzüne çıkartılamıyor ve hep ara sokaklarda gizli birer hazine olarak ya yok oluyor ya da küstürülüyor...DİLERİM ki Remzi usta ve onun gibi memleket için artı değer kazandıracak insanlarımıza değer verilerek daha iyi noktalara KAHRAMAN şehrimizi getirebiliriz...
Adresi söylememe gerek yok ama bilmeyenler için Mağralıya gidin kime sorsarnız gösterirler...
FİRMA önerileri
Araç kiralama hizmeti almak isteyenler için Milli İrade meydanı karşısında , Uzman kırtasiye yakınlarında KENTMAR rent a car olarak hizmet veren firmaya bir uğrayın mağdur olmamanız için gerekli bütün prosedürlerin tam uygulandığı anlayışlı insanların işlettiği bakımlı araçların bulunduğu bir işletme tavsiye ederim...
Efendiler , Hanımefendiler surçil lisan ettiysek affola !
Başka Kahramanmaraş Yok ! diyoruz... bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle görüşlerinizden mahrum koymayın beni hatta çaya kahveye çağırın iki hanek laf edek...!
Önce İnsan
Önce Saygı ile
İlhan Gökalp Durmuş








Facebook Yorum
Yorum Yazın