Fransız’ın gelmesine gerek yok ! Biz Bize Yeteriz !

Sevgili okuyucularım her yazıya beğendiğim mesaj içeren sözlerden bir tane bırakıyorum buraya bu kez ise iki tane bırakacağım.
Artçı üstüne artçı
İnsanlık fayında
Merhamet hasarlı
Menfaatse rayında
Hatır arama sakın
Kahvesinde çayında
İnsanlık öldü hafız
Bir şubat ayında
Kimin yazdığını bilmiyorum, Bizim kitap kafemiz olan Onuncu Köyün Yolcularının duvarlarına birisi bırakmış.
“Ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem, o kadar da bağlanmak,kalmak,bağdaş kurup oturmak istiyorum.”
- Sait Faik Abasıyanık -
Bugüne denk kelimelerin sihirli gücü olduğuna inanırım yazılarımda da hiç bir zaman bel altına vurmadan gerekirse kara mizah ile nezaket ile ifade etmeye çalışırım. Bazen öyle bir an gelir ki öyle küstahça yaklaşımlarla karşılarım ki deprem sonrası ailemin ve kendimin tedavisi için gittiğim Burdur’da şöyle bir mesaj attım bizim basın grubuna “ Ben bu saatten sonra hiç bir kimseyle küs ya da dargın değilim ben on saniye de göreceğimi gördüm. Sizler benim ikinci ailemsiniz “ diye. Geçen süreçte görüyorum ki bazı küstah arkadaşlar üç gün görmeseler memleketi terketti navraları atmayı bırakın kurumlarda bizim dedikodumuzu yapar olmuş. Şimdi buradan yine nezaketle sesleniyorum Sevgili arkadaşlar Sizlerle yaşadığımız süreç aynı değil Sizin elektirk,su,internet bedava diye göbek atarak gittiğiniz mekanın morg olarak kullanıldığının canlı tanığı olarak zihnimden bazı şeyleri atmam zaman alacak. Ayrıca ben bazılarınız gibi mesleği hobi olarak görenlerden değilim geçmişte nasıl can hıraş performans gösterdiğim ortadadır. Ben dedikoduyu sevmem mesleğimizin ana kulis kaynağının dedikodu olduğunu da biliyorum. Yapmayın benim için artık Saygı ölçüsü kişilerin yaklaşımına göredir. Yaşadığım sürecin patlaması size olur ve o an ben bile kendimi tanımayabilirim. Çizginizi aşmayın.! Buralardayım ve ekmeğimi kovalıyorum.!
Dedikten sonra...
Şehrime şöyle bakıyorum! Süreci izliyorum bu köşede daha öncesinde “ YENGEÇ SENDROMU “ ve “ HÜLAGÜ-HAN “ hikayelerini anlatmıştım. Bir şehir hiç mi değişmez , zihniyet hiç mi değişmez !
Değişen sadece makamdaki figürlerin isimleri şehri yöneten şehre ne aşılarsa o olur diye düşünmekteyim. Süreç içerisinde bu şehre SAYGISIZLIK, SEVGİSİZLİK ve ANLAYIŞSIZLIK aşılandı ki şehrimde ne saygı ne sevgi ne de anlayış var.!
UZAYAN KOL BİZDEN OLSUN derler AMA KOLU BIRAK GÖVDE KÜÇÜLDÜ !
Hep derler ya “ Uzayan kol bizden olsun “ diye bu aralar öyle bir hal aldı ki ! Siyaseten makam olarak en küçüldüğümüz döneme girdik ! Bakan gelen Milletvekili oluyor! Oysa zamanında 3 tane Genel Başkan Yardımcılığı , Başbakan Yardımcılığı , Kültür , Tarım , Milli Eğitim Bakanlıkları ve nicelerini görmüştü şehir. ( İcraatların fayda oranı tabi ki tartışılır )
Şehirdeki yengeçler sağolsun bir adım öte gitmeye çalışanı hemen kıskaç altına alıp aşağıya çekmeye çalışıyor! Şimdilerde kimin ne yaptığını da ne yapmadığını da kimin makamını korumaya çalıştığını kimin öteleri hayal ettiğini kimlerin otorite savaşına girdiğini hem ben hem de kamuoyu NET bir şekilde görüyor!
FRANSIZ’IN İŞGAL ETMESİNE GEREK YOK !
Görüyorum ki Fransız’ın gelipte işgal etmesine gerek yok ! Bizi zaten Küstahlık,Kibir,Fırsatçılık,Liyakatsızlık,Saygısızlık ,Sevgisizlik, Anlayışsızlık vs. Işgal etmiş ve öyle sanıyorum epey bir süre devam edecek gibi ! Bizim siyasiler oyunu kazanmak için nerdeyse bütün tuşlara basıyorlar ( Sosyal medyalarını biraz gezseniz yeter ! O ne samimiyetsiz alt yazılı videolar öyle ! ROL yapıyorsunuz ! Ne için acaba bir dönem daha belediye başkanı olabilir miyim ? Makamı koruyabilir miyim diye ya da Otorite kurabilir miyim diye ! )
ŞEHRİN A TAKIMI BÖYLE İSE VATANDAŞ NAPSIN!
Geçtiğimiz günlerde KMTSO meclis toplantısında yaşananlar ve sonrasında ki açıklamalar! Öyle ki ARTİST kelimesine takıldım işi mizaha vursak biraz ARTİST NE ARAR LA BAZAARDA diyen dayıyı çağırsak mı !
Öfke kontrolü üst düzeyde olması gereken simalardır bizi yönetenler daha kalpleri pamuk gibi olmaları gerekenlerdir. İnsan psikolojisini üst düzeyde bilen insanlardır! Kolay değil 1,5 milyonu yönetmek ya da 85 milyonu süreç deprem süreci olunca onları da anlamaya çalışıyorum ama demek ki öfke patlamaları yaşanıyorsa süregelen bir süreç vardır! Ve biz o gün o toplumda sonucu izledik.! Yakışmadı ! Yakışmıyor sizler böyle yaptıkça AĞIR HASARLI olan vatandaşlarımız daha da öfkeleniyor! Beni kimler yönetiyor diyor ! Hepinizi SAYGI , SEVGİ ve ANLAYIŞA çağırıyor ! Birbirinizin icraatlerini baltalamak önünü kesmek yerine SEĞEREN PARMAKLAR olmak yerine YUMRUK olmanızı dibimizde ŞAHLANAN komşularımızı konuşmak yerine ONLARIN BİZİ KISKANMALARINI sağlamaya hatta belki de yıllar önce KURTULUŞ SAVAŞINDA denilen HELAL OLSUN ADAMLAR KENDİNİ KURTARDI kelimesini yinelemenin yollarını aramamız gerektiğini VURGULUYORUM!
Ve bu süreçte gündeme düşen iki vekilin ortak bir açıklama ile doğru nezaketli cümleler ile BÜTÜN ŞEHİRDEN ÖZÜR DİLEYİP , BU ŞEHİR İÇİN OMUZ OMUZA ANKARA’DA ilgili makamlarda sorunların çözümü ŞEHRİN AYAĞA KALMASINDA BAŞROL oynamalarını diliyorum. ( Hayal de görüyor olabilirim , ama gerçekleşirse ellerim patlayana kadar da alkışlarım ) VE yaklaşık 2 ay önce verilen toplu fotoğrafı genişletelim BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ DA bir araya gelsin! Biz anlaşamayız derseniz de OFF THE RECORD bir ortamda ya da KAYIT ALTINDA moderatörlüğünüzü üstelenebilirim! Siz her gerildiğinizde sözüm olsun araya ŞİİRLER katarım! Hatta şiirler okuturum size!
HER ZAMAN DEDİĞİM GİBİ ,
“ BAŞKA KAHRAMANMARAŞ YOK ! “
Not : İş dünyasını es geçmedim. Sadece siyasi figürler ile bir sinerji yakalanırsa iş dünyasına da şehre de bu pozitiflik yansır kanaatindeyim!
- Kış geliyor konteynerlerde yaşam , cadde sokaklarda SEL yaşabileceği sorunu ve SU sorunu bu sorunları her yazıda hatırlatacağımı belirtmiştim.
Önce İnsan
Önce Saygı ile
İlhan Gökalp Durmuş








Facebook Yorum
Yorum Yazın