Deprem Avcıları 11 Bin Yıllık İzlere Ulaştı: 25 Diri Fay Daha Tespit Edildi

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), Türkiye'nin deprem riski taşıyan bölgelerini daha iyi analiz etmek amacıyla yürüttüğü çalışmalarda 225 diri fayın deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirledi. Bu kapsamda, Manisa'nın Salihli ilçesinde bir hendekte yapılan paleosismoloji çalışmaları sonucunda son 11 bin yıl içinde gerçekleşmiş 4 depremin izleri tespit edildi.
MTA, 2011 yılında yürürlüğe giren Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP) ile 2022'de başlatılan Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP) doğrultusunda çalışmalarını hızlandırdı. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, TÜBİTAK'ın desteğiyle "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi" başlatıldı. Proje kapsamında, Türkiye'nin deprem potansiyelini belirlemek için 485 diri fay hattının detaylı incelenmesi hedefleniyor.
12 Yılda 225 Fay İncelendi
MTA, 12 yıl süren detaylı araştırmalar sonucu 225 diri fayın deprem periyodunu ve risk potansiyelini belirledi. Bu veriler, Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nın güncellenmesine önemli katkı sağlayacak. Çalışmaların tamamlanmasıyla, Türkiye'nin deprem tehlike analizi daha hassas bir şekilde yapılabilecek.
Hedef: 2030'a Kadar Tüm Fayların Tarihçesini Belirlemek
MTA Jeoloji Etütleri Dairesi Başkanı Doç. Dr. Selim Özalp, afet zararlarını azaltmak için deprem tehlikesinin hem zamansal hem de mekânsal olarak belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Özalp, 2030 yılına kadar tüm diri fayların tarihsel süreçlerini ortaya koyarak geniş bir veri tabanı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.
Proje kapsamında uydu görüntüleri ve hava fotoğraflarıyla fayların geometrik ve yapısal özellikleri çıkarılarak, detaylı haritalar hazırlanıyor. Hendeklerde yapılan kazılar, yüzeyde kalan deprem izlerinin incelenmesini sağlıyor.
Manisa’da 11 Bin Yıllık İzler
Proje Yöneticisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Hasan Elmacı, Manisa'nın Salihli ilçesindeki hendekte son 11 bin yıl içinde meydana gelen 4 büyük depremin izlerini bulduklarını belirtti. Elmacı, bu izlerin tarihlendirilmesiyle, depremlerin tekrar periyotlarının ve olası büyüklüklerinin hesaplanabileceğini ifade etti.
Sonuç olarak, bu tür paleosismolojik araştırmalar, Türkiye'nin deprem tehlikesini daha iyi anlamasına ve önleyici tedbirlerin alınmasına katkı sağlayacak. Hedef, 2030'a kadar tüm diri fayların tarihçesini bilimsel bir zemine oturtarak halkın ve kurumların hizmetine sunmak.
Kaynak:Haberhanesi
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN






























Yorum Yazın